21 Haziran 2018 Perşembe

Geçmişten Günümüze Kadın'ın Toplumdaki Yeri ve Yaşadığı Zorluklar


Geçmişten günümüze Kadın'ın toplumdaki yeri  ve Zorlukları


Kadın olmak kimine göre bir ayrıcalıktır, kimine göre de şanssızlıktır. “Cennet anaların ayakları altındadır” denilse de her gün ağlayan, üzülen, yorulan ve çırpınan annelerdir. Kadın olmak zordur şüphesiz. Karşılıksız verendir, fedakârlık edendir, koruyup kollayıp sahiplenendir.
Tarihte Kadın;
Eski Türk devletlerinde kadınlar; aile yaşamında, miras konusunda ve devlet yönetiminde hak sahibi olarak yaşarlardı. Osmanlı döneminde ise İslamiyet’in etkisiyle kadınlar siyasi, kültürel, sosyal pek çok haktan geri bırakılmışlardı. Hatta nüfus sayımlarında bile sayım dışı bırakılıyorlardı. Aile için de bile haremlik-selamlık uygulanır, yüzleri peçe ile kapalı gezerek tamamen örtülü biçimde tanınmayacak kadar saklanmak durumunda bırakılırlardı. O dönemlerde kadın çalışmazdı, çalışamazdı. Evlenme, boşanma ve miras işlerinde hep ikinci planda olurdu.
Cumhuriyet yönetiminin ilk yıllarında gerçekleştirilen Atatürk devrimlerinin bir kısmı kadınların sosyal, kültürel, siyasi, eğitim, hukuk, aile hayatı ve çalışma hayatı olarak yeniden düzenlenmiş, kadın ile erkek arasındaki eşitsizlik giderilmesi için yeni yasalar çıkarılmıştır.
Kadına verilen çok yönlü hak ve özgürlük, ülkenin daha hızla gelişmesine, sosyal, siyasal ve ekonomik anlamda da ilerlemesine büyük katkı sağlamıştır.
Kadın hakları cumhuriyet döneminde yapılan en önemli toplumsal inkılaplar arasın da yer almaktadır. Kadınlar okutulmaya başlanılmış, belli makamlara gelebilmiş, çalışma hayatında erkekler kadar verimli olduğunu ispatlayarak kendisini ve zekâsını kanıtlamıştır.
Günümüzde Kadın;
Kurtuluş savaşında erkeği ile omuz omuza savaşan, cepheye mermi taşıyan kadın günümüzde özgür, üretken, toplumun temelini oluşturan bir konumdadır.
Günümüzde kadını her alanda görmek mümkündür. Çünkü kadın hakları konularında yapılan tüm düzenlemeler Avrupa ülkelerinden çok daha önce Türk kadınına verilmiştir.
Ä°lgili resimGünümüzde kadın; Eştir, annedir, evinin emekçisi, ailesinin toparlayıcısıdır. Pişirir, yedirir, içirir, yıkar, paklar, siler süpürür. Alış veriş yapar çocuğunu okula götürüp getirir, dersleri ile ilgilenir, onların tahsil yaşantıları boyunca adeta onlarla birlikte tekrar okur. Eşi ile birlikte omuz omuza vererek okuyup kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan evlatlarını evlendirirler. Tüm bu sorumluluklarını yerine getirip en rahat edecekleri zamanda büyük anne oluverirler. 
Kadının büyükanne olması yeni sorumlulukları üstlenme zamanının geldiği sinyalini verir. Kimi kadın benim çektiğim sıkıntıyı o çekmesin diye torunlarının bakımını üstlenip kendi kızı ya da gelininin çalışmasına destek verir. Kimi ben yeterince yoruldum, böyle bir sorumluluk üstlenemem sağlığım buna müsait değil diyerek fakat güvenilir bir bakıcı bularak yine kızı ya da gelininin çalışmasını arzu ederler.
Çalışan Kadın Olmak Yetenek Gerektirir.
Geçmişten Günümüze Kadın Olmanın Zorluklarıİster ev hanımı olsun ister çalışan bir bayan olsun ev ekonomisine katkısı büyüktür. Ev hanımlarının çalışan bayanlara göre kendileri için ayıracakları zaman biraz daha fazladır ve evinin tüm işi onun üzerindedir. Çalışan bayanlar ise temizlik için yardımcıya daha çok ihtiyaç duymaktadır. Ama sorumluluklar aynen devam etmektedir.
Çalışan kadınların ev dışında da bir yaşantısı olduğundan, iş ortamı, çalışma arkadaşları, amir-memur ilişkileri, çalışma koşullarına uymak gibi ek sorumlulukları da üstlenmiş durumdadır.

Çalışan kadın olmanın zorlukları;
    Ä°lgili resim
  • Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası izinleri düşünülerek işveren tarafından işe alınması için tercih edilmemesi,
  • İşe alınsa da süt izni ve benzeri kadın rahatsızlıkları ile ilgili zorluklarla karşılaşılması,
  • Veli toplantılarına katılmak, çocuğunun okuma bayramı, mezuniyetleri, sene sonu balosu gibi özel günlere katılabilmek için izin alamama
  • Resmi dairelerle ilgili işlemlerini halletmek, fatura yatırmak gibi işlerini mesai saatlerinde çözümlemesi gerekeceğinden yine izin alma konusunda yaşanan zorluklar.
  • Bayramlar ve yılbaşı gibi günlerde farklı iş yerleri için nöbet tutma zorunluluğu ile karşılaşılan durumlar,
  • Anne, baba, eş ve çocuğu gibi bir yakınının rahatsızlığı durumunda refakatçi kalabilmek için izin alamama gibi sayılabilecek çok sayıda zorluk çekmektedir.
  • Ayrıca daha kısa sürede yemek yapmak, sofra hazırlayıp toplamak, temizlemek zorunda kalması,
  • Günlük gazetelere göz atmak, haberleri izlemek ve gündemi takip edebilmek için daha az zamanının olması,
  • Eşinin, kendisinin ve çocuklarının temiz giyinmeleri için düzenli çamaşır ve ütünün aksatılmaması,
  • Akraba ziyaretleri, ahbaplarını davet ederek ikramlarda bulunmak, özel aile yemekleri gibi özel gün ve toplantılar için düzenleme ve hazırlıklara zaman ayırma gibi daha pek çok konuda hem çalışıp hem de anne ve eş olmak çok zordur. Ancak, planlı, programlı, dakik ve sistemli bir yaşam tarzı oturtulması durumunda tüm bu etkinliklerin hakkından gelmek mümkün olmaktadır.

19 Haziran 2018 Salı

Tarihin En Acımasız 10 Kadın Savaşçısı

Kadınlar çok eski zamanlarda savaşlarda yer almışlardır. Tarihin çok eski savaşlarında önemli rol oynamışlardır. Korkunç yetenekleri ile tarihte birçok acımasız kadın yer almaktadır. Bu kadınları güçlü yapan zihinsel ve fiziksel güçlerini doğru eğitmeleridir. Bu kadın savaşçılar güçlü olmanın yanı sıra zeki ve güzellerdi. Tarihte en tehlikeli kadın savaşçıların 10’unu sizin için aşağıdaki gibi sıraladık.
10. Zenobia, Suriye’de Palmyra Kraliçesi
Zenobia 3. Yüzyılda Suriye, Filistin, Mısır topraklarında kurulmuş olan Palmyra İmparatorluğunun Kraliçesidir. Romalılara karşı asi duruşu ile ün kazanmıştır. Bundan sonra Zenobia güçlü kadın ikonu olarak tarihte yer etmiştir. Cesaretinden ve gücünden dolayı tarihteki en güzel kraliçelerden biri olarak da nitelendirilmektedir. Tarihin korkunç zamanlarında Zenobia zeki yasaları ve savaşçı ikonuyla farklı bir duruş sergilemiştir. Saltanatlık dönemi boyunca birçok zeki insan bulundururdu. Zekice kararlar almak için büyük filozofları ve dâhileri yanından ayırmazdı. Kural koyma yeteneklerine bağlı olarak Romalılara karşı sert duruşu ve Mısırı fethetmesi onun korkunç taktikleri ile mümkün olmuştur.
9. Rani Lakshmibai, Hindistan         
Rani Lakshmibai, diğer bir adıyla Rani of Jhansi, Hindistan’ın prenslikle yönetilen Jhansi Eyaletinin Kraliçesi’ydi. 1857 yılında İngiltere Sömürgesi altındaki Hindistan’da başkaldırının bir figürü ve mücadelenin öncüsü olmuştur. Rani aynı zamanda tarihin en ünlü kadın savaşçı kraliçeleri arasında yer alır. 1857-1858 yıllarında meydana gelen Hindistan isyanına liderlik etmiştir. Kraliçe Rana Lakshmibai çocukluğunda at binmek, kılıç kullanmak gibi temel savaş eğitimleri almıştır.  O sıklıkla arkasında bir çocuk ve elinde tehlikeli bir kılıçla at üzerinde resmedilmiştir. Gwalior şehri önlerindeki bir çatışmada başarılı liderliği ile de bilinir. Gwalior’un kontrolünü sağladıktan sonra doğuya yürüyerek Morar kentindeki İngiliz General Hugh Rose’un emrindeki birliklerinin önünü kesmiştir. İngiliz güçlerine karşı savaşırken erkek kılığına girmek zorunda kalmış, bu mücadele sırasında şehit düşmüştür.
8. Rusla ve Stikla, Norveç
Vikingler, 1000 yıl önce Avrupa’yı yağmalayan sıra dışı ve acımasız savaşçılardır. İki kadın korsan olan Rusla ve Stikla kardeşler tarihte en korkutucu ve sıra dışı Viking korsanlarıdır. Onlar 10. Yüzyılın Norveç savaşçılarıdır. Erkek kardeşlerini küçük düşüren Danimarkalılardan öç almak için Vikinglere katılmışlardır. Stikla ve Stikla savaşlarda yan yana yer alırlardı. Stikla evlenmedi ve acımasız bir korsan oldu. Rusla ise Norveç tarihinde savaşların acımasız kadını olarak nitelendirildi.
7. Lady Triêu, Vietnam 
Lady Triêu tarihte canavarımsı ve korkunç Vietnamlı kadın savaşçı olarak bilinmektedir. Üçüncü yüzyıl savaşçısı Lady Triêu, yaklaşık dokuz feet(2.70m) uzunluğunda ve aşırı güçlü bir savaşçıdır. Vietnam işgali sırasında Çin Doğu Wu eyaletinde direnerek nam salmıştır. Vietnamlıların Jan Dark’ı olarak bilinmektedir. Bazı kaynaklarda göre çok güzel ve tapınak zilini andıran bir sese sahip olduğu söylenir. Kardeşini öldükten sonra ormana kaçmış ve burada Çin karşıtı asilerden kendisine küçük bir ordu oluşturmuştur. Vietnamda bir kahraman gibi karşılanmıştır. Adı birçok cadde ve şehre verilmiştir.
6. Jan Dark, Fransa
Orleans Bakiresi olarak da bilinen Jan Dark Fransa’nın İngilizlerle yaptığı 100. Yıl savaşlarında bağımsızlık mücadelesinde korkunç savaşçı ve askeri lider olarak yer almıştır. Köylü bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Jan Dark, daha genç yaşta iken şöhret oldu. Tarihteki en güzel kraliçelerden biridir. Günümüzde cesur ve atılgan kadının bir sembolü olarak görülmektedir. İngilizlere karşı verilen savaşın kazanılmasından sonra Fransa’da ulusal kahraman ilan edilmiştir. Fransa ile İngiltere arasında bir iş birliği yapılmasının ardından Jan Dark kafir ilan edilerek yakılmıştır.
5. Fu Hao, Çin 
Çin tarihinde kabadayı biri olarak bilinir. Çin tarihinin ilk kadın generalidir. Anyang yakınlarında yapılan bir takım arkeolojik kazılar sırasında bulunan bir takım kayıtlardan çok az bir bilgi elde edile bilinmiştir. Tek bir magaradan kalma kayıtlarda Fu Hao’ya ait yaklaşık 200 kaynağa ulaşılmıştır. Kral Wu Ding’in karısı olması büyük bir yankı uyandırmış, Shang Hanedanının monarşisi garipsenmiştir. Kral Wu ile evlendikten sonra yavaşça ünlenmiş ve 13000 askerlik orduyu yöneterek Çin’in ilk kadın generali olmuştur. Krallığın sınırlarını genişleten harika savaş yetenekleri gösteren Fu Hou, Kralın büyük ölçüde güvenini kazanmıştır. Sınır boylarında düşman kabilelere birçok saldırı düzenledi.
4. Tomoe Gozen, Japonya
Tomeo Gozen, tarihte bulunan korkunç kadın samuraylarından biridir. Japonya’nın en ünlü savaşçılarındandır. Federal Japonya’da savaşmak erkeklerin işiydi fakat Tomoe Gozen bu kalıpları yıktı. Kadın savaşçılar genellikle evlerini ve kasabalarını koruyan kişiler olarak lanse edilmiştir fakat Tomoe Gozen, saldırı birliklerinde yer almıştır. Bu durum onu diğer kadın savaşçılardan ayıran nokta olmuştur. 12. Yüzyıl savaşçısı Tomoe Gozen takip, kılıç ve yay kullanma, sanat konularında eğitim almıştır. Ününü ve güçlü görünümünü Genpai Savaşı ve Awazu Savaşı sırasında elde etmiştir. Awazu savaşı sırasında Tomoe Gozen, Uchida Leyoshi ve Hatakeyama Shigetada gibi ünlü ve güçlü samurayları yenerek tarihte ün salmıştır. Tomoe’nin uzun siyah saçları ve uyumlu bir ten rengi vardı. Kılıcı ve yayı o kadar becerikli tutuyordu ki, bin savaşçıya denkti. Pek çok kez meydana çıktı, her yönden silahlıydı ve en cesur olan komutanlar ile savaştığında emsalsiz şöhret kazandı. Son savaşta ( 1184 Awazu Savaşı) diğerleri canlarının derdinden kaçarlarken, son yedi kişinin arasına Tomoe at sürmüştü.
3. Nakano Takeko, Japonya
Nakano Takeko, Aizu malikanesinin en ünlü kadın savaşçısıdır. Boshin Savaşında sömürge ordularına karşı kokusuzca savaşarak hayata veda etti. Çocukken dövüş sanatları eğitimi aldı. Aynı zamanda Japonya’da son kadın samuray olarak da bilinmektedir. Bu korkusuz kadın samuray kanlı ve trajik savaş döneminde görev alan samurayların sonuncusudur.
1868’de Japonya Şogunluğu ile Meji hükümeti arasında batı tarafından desteklenen sert ve ölümcül bir savaş olan sivil savaş baş gösterdi. Birçok şogunluk boyun eğerken bir kadın savaşçı olan Nakano Takeko boyun eğmeyi reddetti. Aizulu dindarlar kadınların savaşmasına izin vermiyordu. Bu durum kadın savaşçıları kendi aralarında küçük birlikler oluşturmasına neden oldu. Onlar bir Japon sırığı olan naginata ile savaşa katılmak zorundaydılar. Nakano Takeko şiddetli bir atağa liderlik etti ve birçok düşman askerini kendi başına öldürdü fakat ateş açılması sonucu yaralandı ve bu savaşta öldü.
2. Ana Nzinga, Angola
Ndongo ve Matamba Krallıkları’nın kraliçesi Ana Nzinga’nın diğer bir adı Angola’nın Njingası’dır. Afrika’nın en ürkütücü ve en cesur kadın savaşçılarından biridir. 17. yüzyılda Angola’nın başkentini kolonileştiren Portekizlilere karşı savaşmış olan güçlü ve acımasız Afrikalı kadın savaşçıdır. Krallığındaki insanların özgürlükleri ve onurları için savaş vermiştir.
1617 yılında Luanda hükümeti, bölgeden insanları ve kralı kovdurtmak için Ndongo Krallığı’na karşı sert kampanyalar başlatmış. Hapishaneleri insanlarla doldurmuştur. Merkezde konuşlanmış Portekiz birlikleri şehri işgal etmeye başlamışlardır. 1621’de kral, Nzinga’yı bölgeye göndererek barışı sağlamaya çalışmıştır. O bu görevi başarıyla yerine getirmiştir. Portekiz, krallığa karşı güçlü savunmaya geçmiş ve şiddeti yükseltmiştir. Nzinga bölgede kontrolü sağlamış ve Portekizlileri devre dışı bırakmıştır. Nzinga 1661’de ölmeden önce Portekiz kolonileri ile eşit güce sahipti. Kraliçe Nzinga dahiliği ve inanılmaz askeri taktikleri sayesinde Portekizlilerden saygı gördü.
1. Boudica, Büyük Britanya 
Boudica, İceni kabilesinin kraliçesi, asi ve korkusuz bir savaşçıdır. Romalılar Britanya adasına çıkarma yaptığında Boudica güçlü ve asi bir liderlik rolü oynamıştır. 60’lı yıllarda Roma eyalet valisi Gaius Suetonius Paulinus’un Gallere taraf bir sefere çıkmasını avantaj bilen Iceni, Trinovanteler ve diğerlerini Boudica liderliğinde ayaklanmaya teşvik etti. Vali Paulinus ve Lejyonları tarafından St Albans, Camulodunum, Londra şehirlerini yıkıp, talan ettiler. Yıkılıp talan edilen üç şehirde ölenlerin toplam sayısı ortalama 70,000-80,000 kişi arasındadır. Britonlar sayıca Romalılardan çok daha fazla olduğu halde, Roma lejyonlarının mükemmel tertip ve taktiği onlara mutlak bir zafer kazandırdı. Kraliçe Victoria’nın onu halka övmesi ile Boudica, Birleşik Krallık’ta önemli bir kültürel simge olarak kalmıştır.

18 Haziran 2018 Pazartesi

FELÇ GEÇİREN EL – AYAKLAR İÇİN “Mutlaka Bu kürü Deneyin” MUCİZEVİ BİR ÇÖZÜM

                         

Felçli El ve Ayaklara Turşu Tuzu Zeytinyağı Kürü Çevrenizde veya ailenizde kırık sonrası cansız kalan uzuv, romatizma, felç gibi hastalığı olan kimse varsa bu yöntemi mutlaka iletin.

Bu yöntem Almanya’da bir profesör tarafından yaklaşık 20 yıl önce bulunarak felç geçirmiş el ve ayaklara uygulandı. Felç sonrası kasılan ve o şekilde kalan parmaklar açıldı.

Turşu Tuzu ve Saf Zeytinyağı ile Hazırlanan Çok Basit ve Pratik Bir Kür * 

YARIM KİLO 
TURŞU TUZU * 1 LİTRE ZEYTİNYAĞI 

(Saf doğal zeytinyağı olmasına özen gösterelim) İşte tüm malzemelerimiz bunlardan ibaret.

Yapılışı: Zeytinyağı ve turşu tuzunu bir şişe içerisinde karıştırın. 2,5 litrelik kola şişelerini kullanabilirsiniz. Karışımı iyice yaptıktan sonra şişeyi güneş alan bir yere koyun. Elinizin altında bir yere koyarsanız daha güzel olur. Çünkü gün içerisinde fırsat buldukça çalkalayarak tekrar güneşe koymanız gerekecektir.

Turşu tuzu çalkalanmanın ve güneşin sıcaklığı ile zeytinyağının içeriside eriyecek ve şişenin dibinde tortu haline gelecek. Örneğin ortalama 30 derece bir sıcaklıkta 1 hafta kadar güneşlenirse yeterli olur.? Tuz eriyerek tortu haline geldikten sonra hasta olan kişi güneşe uzanır, güneş kremi sürer gibi hazırlanan bu karışım hastalıklı bölgelere sürülür. Karışımı sürmeden önce şişeyi çalkalamayı unutmayın. Macunun sürüldüğü andan itibaren siz de damarların açıldığını göreceksiniz. Elektrik çarpıyormuş gibi ciddi anlamda çok garip hareketlere şahit olacaksınız.

Yağı sürdükten sonra ortalama yarım saat güneşlenip, ardından ılık bir suyla masaj yaparak durulayın.



Bu uygulamayı haftada 3 gün yapabilirsiniz. Sonucu gerçekten mükemmel. Mutlaka deneyin derim. İhtiyacı olanlara bu yazıyı iletelim, paylaşalım. Sağlıcakla Kalınız. Organik Günler Gönüllüsü

Paylaşalım!

11 Haziran 2018 Pazartesi

Rüyanız Hayrolsun - Rüyada Ekmek Görmek Ne Anlama Gelir?

Rüyanız Hayrolsun
Rüyalarınıza kulak verin...💫 Her rüya ayrı bir evren. 🌍 Gelin beraber her birini keşfedelim. 💕

rüyada ekmek görmek ne anlama gelir ile ilgili görsel sonucu Ä°lgili resim

Taze, yuşak yahut sıcak ekmek zahmetsiz helal kazanca ve bol nimete, Katıksız 
ekmek yemek garip yaşamaya ve yalnız ölmeye, Aşırı sıcak ekmek yemek gam ve kedere, Esmer ekmek yahut mısır ekmeği geçim sıkıntısıyla beraber dinde kurtuluşa, Pide ve yufka yemmek bol rızka yahut kısa ömre, Arpa ekmeği takva ve kanaate, Pirin unundan mamül ekmek işlerin durmasına ve sıkıntıya, Mercimek ve bakla unundan yapılmış ekmek yoksulluk ve hüzne, Birine ekmek vermek o sene bollok olacağına, Ekmek aramak yolculuğa, aradığı ekmeği bulmak yolculuktan elde edilecek dünyalığa, Birçok ekmeğe sahip olmak uzun ömre, dost ve ihvanın (din kardeşlerinin) artmasına ve bol rızka, Birkaç ekmek bulduğunu görmek gam ve kederden kurtulmaya, Bilinmeyen bir yerde yarım ekmek bulup bunu bir türlü yiyememek ecelin yaklaşmasına, Bilnen bir yerde yarım ekmek bulup onu eline almak yarı ömrün geçtiğine,

Rüyada ekmek hayırdır. Rüyasında ekmek gören kişi çok kısa bir süre sonra muradına erecek, iş yaşamında başarılı olacak, bol para ve berekete kavuşacak demektir. Ekmek kabuğu kesmek çözümü çok zor bir sorunu çözümlemek demektir. Fırından yeni çıkmış ekmek görmek ya da kokusunu almak, para darlığından kurtulacağınıza işarettir.Buğday ekmeği görmek belirsiz olan önemli işler yoluna girecek demektir. Darı ekmeği biraz zorluk ve sıkıntıdan sonra refaha ulaşılacağına yorulur. Arpa ekmeği para durumunuzda beklenmedik bir miktarda artış işaretidir. Nohut ekmeği kazancınızda azalma olacağını ancak sağlığınızın iyiye gideceğini işaret eder. Çavdar ekmeği ruh sıkıntısından kurtulmak demektir. Yufka ekmeği büyük bir mutluluğa ulaşılacak anlamındadır. Ekmek kesmek: Bir işi sonuçlandırmak anlamına gelir.


Ekmek yemek hayatınızdan memnun olacağınız anlamına gelir. Fırından yeni çıkmış ekmek kokusunu duymak, maddi sıkıntıdan kurtulacağınızın işaretidir.
Kişinin maddi durumunun düzeleceğine işaret eder. Bolluk, bereket, başarı, kısmet, mutlu yuva gibi pek çok anlamı yapılır. Gören kişiye ve görülen şeyle birlikte yorumlanmalıdır.

Rüyada ekmek görmek sevince yorumlanir. Rüyasinda bir, iki veya yarim ekmek buldugunu görenin kederi kal-maz. Bilmedigi görmedigi bir yerde yarim ekmek bulup onu yemek istedigi halde yiyemedigini görenin eceli yaklasmistir. Bildigi bir yerde yarim ekmek bulup bunu eline alanin yari ömrü geçmistir. Birçok ekmegi oldugu halde bunlardan yemedigini gören akrabasina zarar getirir, veya onlardan zarar görür. Eger bu ekmeklerden yer ise büyük bir mala konar. Gayet sicak ekmek yedigini gö-ren keder ve sikintiya düser. Rüyasinda ince ekmek, pide yedigini görmek ömrün kisaligina, bir ekmegi yanina astigini görmek fa-kirlige isarettir. Rüyada birine ekmek verdigini görmek o memlekette o yil ucuzluk olacagina, ekmek bulmak için firin, firin dolastigini gör-mek yolculuga çikacagina, katiksiz ekmek yedigini görmek hasta-liga isarettir. Siyah ekmek yedigini görmek sikintiya, arpa ekmegi yedigini görmek kanaata, çavdar ekmegi yedigini görmek islerinin azalacagina delalet eder. Bir baska rivayete görede: Beyaz ekmek, kolaylikla meydana gelen ve hazmi kolay olan rizka ve bol geçime isarettir. Siyah ekmek, yasayis ve geçimde darliga isarettir. Bazilari, yufka denilen ekmegin her tanesi, kirk senelik ömürdür. Bazilari da, yufka ekmek, rüyayi görenin haline ve liyakatina göre, bin, yüz yahut on adetten ibaret olan birtakim mal biriktirmeye isarettir, dediler. Aci ekmek, güçlükle geçinmektir. Ekmek eger bal ve seker gibi tatli olursa, piyasanin pahaliligina isarettir, Bugdayin tabiri de böyledir. Ekmek, ilme Islamiyete, bazen hayat ve hayit idame eden mala isarettir. Bazi kere yufka ekmek, anneye isaret eder. Pak ve temiz undan yapilmis halis ekmek, güzel ve hos geçime, ilime, güzel bir hanima isarettir. tnsanlara yahut zayiflara ekmek dagittigini gören kimse talebeyse, ilimden muhtaç oldugu seye isarettir. Eger vaiz ise, dagittigi ekmek, vaazlari, nasi hatlandir. Bir kimse rüyada bir ölünün kendisine ekmek verdigini görse, o kimseye ümid etmedigi yerden ve baskasinin dinden vasil olacak mal ve riziktir. Ekmegi, bulutlarin yahut evin yahut hurma agacinin üzerinde görmek, ekmegin pahali olmasina isarettir. Rüyada ekmegin ayaklar altinda çignenir görülmesi bolluk ve ucuzluga isarettir. tssiz kimsenin rüyada bir ölünün kendisine ekmek aldigim, yahut o ekmegi atese, helaya yahut katrana biraktigini görse, o kimse bir bid'ata çagrilir ve halk fitneye düser. Bir kimse ekmek üzerine isedigini görse mahremi ile cinsi münasebette bulunmasina isarettir. Ekmek pisirdigini gören kimse, daimi menfaat ümidiyle geçimi için çalisir. Firini sogutmamak için ekmegi aceleden pisirildigini gören kimse devlete isarettir. Tandirdan çikan ekmek miktan eline mal geçer. Bazilan, bir yufka ekmek, ucuzluk, bereket ve hazir bir riziktir ki, baskasi, onun için çalisir ve ondan üzüntü gider. Kendi yaninda ayn ögütülmüs undan yapilmis yufka ekmek gören kimsenin güzel geçimine ve dininin orta halli olmasina isarettir. Eger ekmek arpadan olursa, zühd ve perhizle geçimin siddet ve darligina isarettir. Ekmegin kuru olmasi yine geçim darligidir. Kendisine rüyada verilen bir çok ekmekleri hemen yedigini gören kimsenin ecelinin yaklasip ömrünün bitmesine isarettir. Bazdan ise bu rüya, temiz geçime isarettir. Ekmekten bir lokma aldigini gören kimsenin tamahkar olmasina isarettir. Bekar için yufka ekmek, zevcedir. Dan ve nohut ekmegi, darliga ve piyasanin pahaliligina isarettir. Ekmegin çöplüklerde görülmesi ucuzluk ve bolluktur. Genis yufka ekmek, bol rizik ve uzun ömürdür. Ekmek, üzüntü ve kederin gitmesine isarettir. Küçük ekmek kisa ömür ve az riziktir. Yemesi adeti olmayan kimse için arpa ekmegi, geçim sikintisina ve piyasanin pahali olmasina isarettir. Sicak ekmek, nifak ve süpheli riziktir. Bozulmus ve küflenmis görülen ekmek, sahibine faydasi olmayan ve zekati verilmemis maldir. Katiksiz ekmek yedigini gören kimse yalniz olarak hasta olur, tek ve garip olarak vefat eder. Pismemis ekmek siddetli sitmaya isarettir. Ekmek, fakir için hastaliga ve umdugu seyin meydana çikmamasina isarettir, Ayri ögütülmüs undan yapilan ekmek, zenginler için fakirliktir. Bazilari da, halis undan yapilan sicak ekmek çocuga isarettir, dediler. ince ekmek yemek, bol riziktir. Bazi tabirciler, ekmegin inceligi ömrün kisaligi, bazilari da, çok görünen cüz'i bir faydadir, dediler. Çörek az kazanç, yufka ekmek, çok kazançtir. Peksimet vücut sihhatidir. Porsumus ve kokmus ekmek ucuzluk ve bolluktur. Ekmegin kanatlanip uçtugunun görülmesi, kitlik ve pahaliliktir. Kinimis ekmek, bolluk, rizkin genisligi ve kolay kazançtir. Kuru ekmek rahat yasayanlar için sikinti ve ihtiyaçtir. Peksimet yolculuktur. Onu yemeye muktedir olmayan kimseye götürmek, üzüntü, keder ve ugursuzluga delidir. Rüyada peksimet gören kimseler gerek hayirdan ve gerekse aynidigi seylerden dönerler. Yufka ekmek yolculuga, bazen de, güç seyleri kolaylastirmaya isarettir. Yufka ekmegin tazesi, izzet ve seref kurusu serdir. Kokmus ve çürümüs ekmek, dinen bozulmaya ve Islamdan dönmeye, hanimin ve evladin malinin bozukluguna isarettir. Tat ve renkleri muhtelif olan ekmek parçalari dogruluga yahut faizden kazanca isarettir. Ekmegin içleri faydali ilme, söz ve iste ihlasa (samimiyete) ve gizliliklere isaret eder. Ekmegin kabugu, gösteris ve abartili övgüye ve ayrilikçiliga isarettir.

Zengin ve hayatınızdan memnun olacağınız anlamına gelir. Fırından yeni çıkmış ekmek görmek ya da kokusunu duymak, maddi sıkıntıdan kurtulacağınız anlamındadır.


6 Haziran 2018 Çarşamba

KARPUZ'UN FAYDALARINI BİLİYORMUYUZ !..


İŞTE KARPUZ'UN 

BİLİNMEYEN FAYDALARI


Lezzetli ve ferahlatıcı etkisinin yanı sıra sağlık açısından da önemli faydalar sağlayan karpuz, ramazan sofralarında da tercih edilen yiyeceklerden biri.
Haber görseli
1
Lezzetli ve ferahlatıcı etkisinin yanı sıra sağlık açısından da önemli faydalar sağlayan karpuz, ramazan sofralarında da tercih edilen yiyeceklerden biri. İçerdiği yüksek su oranı, vitamin ve mineraller ile kanserden cildi gençleştirmeye, saçları beslemesinden kilo vermeye dek çok sayıda fayda sağlıyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan, Ramazan sofralarında da tercih edilen karpuzla gelen 8 faydayı anlattı.


Yüzde 92’si sudan oluşan karpuz, içerdiği yüksek su oranı,vitamin ve mineraller ile kanserden cildi gençleştirmeye, saçları beslemesinden kilo vermeye dek çok sayıda fayda sağlıyor. Üstelik çekirdeği de faydalı! Buna karşın şeker oranı yüksek bir meyve olduğundan dikkatli tüketilmesi gerekiyor.
Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan “2 dilim (280 gram) karpuz 80 kalori olup; 20 gr şeker, 270 mg potasyum, 17 gr A vitamini, 21 gr C vitamini, 4 gr demir, 1 gr lif içerir. Yüksek potasyum içeriğinden dolayı böbrek hastaları mutlaka doktoruna danışmalı. İnsülin direnci, hipoglisemi, diyabet hastası olan kişilerin de karpuz tüketirken porsiyon kontrolüne çok dikkat etmeleri 2 dilimi (280 gr) aşmamaları gerekir. Özellikle diyabet hastaları karpuzu peynir ile tüketirse kan şekeri dengesini sağlamış olur” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan, Ramazan sofralarında da tercih edilen karpuzla gelen 8 faydayı anlattı, karpuzla yapabileceğiniz 3 lezzetli tarif verdi…


Haber görseli
2
Ödemi azaltıyor

Karpuz, su oranı çok yüksek bir meyve olduğundan diüretik özelliği bulunuyor yani sık sık idrara çıkarıyor. Bu nedenle ödem problemi yaşayanlar için yaz aylarında ilaç gibi bir besin. Suyun yanı sıra lif içeriği sayesinde de kabızlığı önlemeye yardımcı olan karpuz, sağlıklı bir sindirim sistemi için düzenliliği destekliyor.

Ödemi azaltıyor
Karpuz, su oranı çok yüksek bir meyve olduğundan diüretik özelliği bulunuyor yani sık sık idrara çıkarıyor. Bu nedenle ödem problemi yaşayanlar için yaz aylarında ilaç gibi bir besin. Suyun yanı sıra lif içeriği sayesinde de kabızlığı önlemeye yardımcı olan karpuz, sağlıklı bir sindirim sistemi için düzenliliği destekliyor.



Haber görseli
3
Kan basıncını dengeliyor

Karpuzda bulunan potasyum ve magnezyum miktarı, kan basıncını yani tansiyonu düşürüyor. Potasyum ‘vazodilatatör’ olarak kabul ediliyor yani kan damarları ve arterler üzerindeki gerginliği serbest bırakıp, böylece kan akışını uyarıyor. Kardiyovasküler sistem üzerindeki stresi azaltıyor. Karpuzda bulunan karotenoidler arter duvarlarının ve damarlarının sertleşmesini de önleyerek kan basıncı, kan pıhtıları, felç, kalp krizi ve damar tıkanıklığı risklerini azaltmaya yardımcı oluyor.

Kan basıncını dengeliyor
Karpuzda bulunan potasyum ve magnezyum miktarı, kan basıncını yani tansiyonu düşürüyor. Potasyum ‘vazodilatatör’ olarak kabul ediliyor yani kan damarları ve arterler üzerindeki gerginliği serbest bırakıp, böylece kan akışını uyarıyor. Kardiyovasküler sistem üzerindeki stresi azaltıyor. Karpuzda bulunan karotenoidler arter duvarlarının ve damarlarının sertleşmesini de önleyerek kan basıncı, kan pıhtıları, felç, kalp krizi ve damar tıkanıklığı risklerini azaltmaya yardımcı oluyor.


Haber görseli
4
Saç ve cilt sağlığını koruyor

Karpuz içerdiği A ve C vitaminleri sayesinde saçlarımız ve cildimiz için de mükemmel bir besin. Yüksek su oranı ve saçları nemlendiren sebum üretiminde gerekli A vitamini içeriği sayesinde cildi daha canlı ve güzel gösteriyor. C vitamini de cildi sağlıklı, esnek ve güçlü kılan bir protein olan kolajen yapımına yardımcı oluyor


Saç ve cilt sağlığını koruyor
Karpuz içerdiği A ve C vitaminleri sayesinde saçlarımız ve cildimiz için de mükemmel bir besin. Yüksek su oranı ve saçları nemlendiren sebum üretiminde gerekli A vitamini içeriği sayesinde cildi daha canlı ve güzel gösteriyor. C vitamini de cildi sağlıklı, esnek ve güçlü kılan bir protein olan kolajen yapımına yardımcı oluyor; cilt hücrelerini oluşturmasının yanında hücreleri onarıyor.

Haber görseli
5
Kalp sağlığını koruyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan “Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan “Cucurbocitrin” adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı oluyor. Tekli ve çoklu yağ asitlerinden zengin olan karpuz, kandaki kötü kolesterolü düşürerek kalp sağlığını da koruyor. Her gün 1 avuç karpuz çekirdeği yeterli olacaktır. Çiğnemek veya doğrudan yutmak fark etmeyecektir. Çiğ olarak tadını sevmeyenler fırında kavurarak da tüketebilir” diyor.

Kalp sağlığını koruyor
Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan “Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan “Cucurbocitrin” adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı oluyor. Tekli ve çoklu yağ asitlerinden zengin olan karpuz, kandaki kötü kolesterolü düşürerek kalp sağlığını da koruyor. Her gün 1 avuç karpuz çekirdeği yeterli olacaktır. Çiğnemek veya doğrudan yutmak fark etmeyecektir. Çiğ olarak tadını sevmeyenler fırında kavurarak da tüketebilir” diyor.

Haber görseli
6
Uykuyu düzenliyor
Karpuz, yüksek magnezyum içeriği ile kaliteli uyumaya yardımcı oluyor. Uyku bozukluklarını ve uykusuzluk oluşumunu azaltıyor.

Uykuyu düzenliyor
Karpuz, yüksek magnezyum içeriği ile kaliteli uyumaya yardımcı oluyor. Uyku bozukluklarını ve uykusuzluk oluşumunu azaltıyor.

Haber görseli
7
Hafızayı güçlendiriyor
Hücre zarlarının yapısının korunmasında, sinir iletiminin sağlanmasında görev alan yağ asitlerinden zengin karpuz çekirdeği, bu etkileri sayesinde öğrenmeyi kolaylaştırarak, hafızayı güçlendiriyor. Ayrıca yağ emilimine yardımcı oluyor, kronik inflamasyonu azaltıyor.

Hafızayı güçlendiriyor
Hücre zarlarının yapısının korunmasında, sinir iletiminin sağlanmasında görev alan yağ asitlerinden zengin karpuz çekirdeği, bu etkileri sayesinde öğrenmeyi kolaylaştırarak, hafızayı güçlendiriyor. Ayrıca yağ emilimine yardımcı oluyor, kronik inflamasyonu azaltıyor.

Haber görseli
8
Kasları rahatlatıyor
Spordan hemen sonra karpuz ve karpuz suyu tüketilmesi kas ağrısını azaltmaya yardımcı oluyor, kasları güçlendiriyor, egzersiz sonrası toparlanma sürecini hızlandırıyor. Hızlı kas toparlanması için spordan hemen sonra 1 bardak karpuz suyu içilebilir.

Kasları rahatlatıyor
Spordan hemen sonra karpuz ve karpuz suyu tüketilmesi kas ağrısını azaltmaya yardımcı oluyor, kasları güçlendiriyor, egzersiz sonrası toparlanma sürecini hızlandırıyor. Hızlı kas toparlanması için spordan hemen sonra 1 bardak karpuz suyu içilebilir.

Beslenme ve Diyet Uzmanından karpuzlu 3 lezzetli tarif


Haber görseli
9
Kansere karşı savaşıyor
Kırmızı renginden de anlaşıldığı gibi karpuz antioksidanlardan zengin bir meyve. İçerdiği likopen isimli antioksidan kanser hücrelerini bloke ediyor ve vücudun savunma sistemi olan bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Yine içerdiği yüksek C vitamini sayesinde vücutta kanser oluşumunu sağlayan serbest radikallerin oluşumunu engelliyor. Yapılan bilimsel çalışmalar karpuzun özellikle prostat kanserine karşı koruyuculuğunu ortaya koyuyor.


KARPUZ SMOTHIE (200 kalori)

2 dilim karpuz
5 adet çilek
1 limonun suyu
1 tatlı kaşığı bal

Yapılışı: Karpuz doğranıp çileklerle beraber 1-2 saat buzlukta bekletilir. Buzluktan çıkarılan karpuz ve çilekler, limon suyu ve bal ile beraber blenderdan geçirilir, bardaklara paylaştırılarak, dilerseniz üzerine taze nane yapraklarıyla servis edebilirsiniz.


KARPUZLU SALATA (180 kalori)

2 Dilim karpuz
1 bardak kıyılmış roka
5-6 adet mozarella peyniri

Yapılışı: Karpuzları küp küp doğrayın. Kıyılmış rokaların üzerine ekleyin. En üstüne de mozarella peynirlerini ekleyerek servis yapabilirsiniz.



KARPUZ PİZZA (150 kalori /1 dilim)

4 pizza dilimi şeklinde kesilmiş karpuz
4 kaşık lor peyniri
4-5 dal nane

Yapılışı: Pizza dilimi şeklinde olan karpuzları tabağa yerleştirin. Üzerine lor peynirlerini ekleyin. Nane yapraklarıyla süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Kaynak: İşte karpuzun bilinmeyen faydaları

4 Haziran 2018 Pazartesi

İbrahim Saraçoğlu'ndan ''Hızlı Yağ Yakan'' Kür | DİYETİ




Malzemeler:
  • 5Gr. Altın Otu ( 1 Tutam )
  • 10 Gr. Kuşburnu ( 10-12 Adet )
  • 10 Gr. Ihlamur ( 2 Tutam )
Not:Kuş Burnu Dövülmüş Olmayacak
Kürün Yapımı ve Kullanımı :
  • 1 Litre kaynamakta olan suya 10 gr (10-12 ) adet kuşburnu
  •  2 tutam ıhlamur (10 gr) 
  • 5 Dakika Kaynatın.
  • 1 tutam altın otu atarak ortalama 4  dakika daha kaynatın.
  • Süzün Bir miktar ılıdığı zaman tüketin.
  • Yaptığınız kürün hepsini bir anda tüketmek zorunda değilsiniz; 
  • Bu Kür Öğleden Önce,öğleden sonra,Gün batımı ve yatmadan önce içilir.  
  • Hazırlayacağınız bu  çayı, yağ metabolizmalarını düzenleyerek yağ yakımına yardımcı olmaktadır.
  • Sizler de Tilya kürü ile hızlı kilo verebilirsiniz ve aynı zamanda yağlarınızdan da kurtulabilirsiniz.
  • Bu durum bünyeye göre değişebilmekle birlikte bu kür ayda yaklaşık 6 – 9  kilo vermenize yardımcı olacaktır. Fakat bu rakam aralığı, bazı bünyelerde 4-5 kiloya kadar düşebilmektedir.
  • Yaklaşık 1 ay süresince düzenli olarak uygulanması tavsiye ediliyor.
1 Ay içinde etkisini göreceğimizi belirtti Dr.  SARAÇOĞLU. 1 Hafta 10 gün bu kür yapılıp biraz ara verip tekrar uygulanacak.
Bu Kür Zahide İle Yetiş Hayata Programı 06-02-2015 Tarihli Yayınından Alınmıştır.

31 Mayıs 2018 Perşembe

Kalp Rahatsızlıkları Konusunda Merak Edilen ve Sıkça Sorular ve Cevapları

Sıklıkla görülen kalp hastalıkları belirtileri nelerdir?


Kalp hastalıkları ve krizine yol açan etkenler hakkında bilgi veren Kalp ve Damar Cerrahisi, kalp rahatsızlıkları konusunda merak edilen ve sıkça sorulan sorulara cevap verdi.


Soru: Kalp hastalıklarının ülkemizde ve dünyada önemi nedir?Cevap: Ülkemizde ve dünyada kalp hastalıkları en sık ölüm nedenidir. Ayrıca kalp hastalıkları ülke bütçesini önemli oranda zarara uğratmaktadır. Basit önlemlerle önlenebilecek birçok hastalık için her yıl milyonlarca lira para harcanmakta, eğitime ve ülke refahına ayrılabilecek bütçe kaybedilmektedir. Kalp hastalıklarının ülkemizde ve gelişmiş ülkelerde en sık görülen formu halk arasında damar yağlanması olarak da bilinen aterosklerotik kalp hastalığıdır.

Sıklıkla görülen kalp hastalıkları belirtileri nelerdir? ile ilgili görsel sonucu
Soru: Kalp krizi ne demektir?Cevap: Kalp krizi, kalbi besleyen atardamarların ani olarak tıkanmasına bağlı olarak kalp dokusunun harap olmasına denir. Hasarın şiddeti, tıkanan damarın hangisi olduğuna, yaşa, cinsiyete, beraber bulunan başka hastalıklar gibi birçok faktöre bağlıdır. Sonuçta ilk belirti hafif bir ağrı olabileceği gibi maalesef ölüme de neden olabilir. Ülkemiz 50 yaşın altında kalp krizi sıklığı ve ölüm oranında ne yazık ki Avrupa birincisidir. Ülkemizde tüm kalp krizlerinin %20’si 50 yaş altında olmaktadır.

Ä°lgili resim
Soru: Ani kalp durması ve ölümü nedir?Cevap: Aslında kalp hastalıklarının ani olarak başladığına dair yanlış bir inanış bulunmaktadır. Yeşilçam filmlerinde oyuncu üzüntülü bir durumda birden göğsünü tutmakta, sonra yere yığılıp ölmektedir. Bize başvuran birçok kalp krizi vakasında hastalar daha önce hiçbir şikayetinin olmadığını ifade etmekteyseler de ayrıntılı olarak incelediğimizde aslında belirtilerin olduğunu ama hastanın bunu fark etmediğini anlamaktayız. Yani sorun insanların kalp hastalıklarının belirtilerini bilmemeleridir.

Sıklıkla görülen kalp hastalıkları belirtileri nelerdir? ile ilgili görsel sonucu
Soru: Kalp hastalıklarının belirtileri nelerdir?Cevap: Özellikle efor sonrası göğsün ortasında, iman kemiği üzerinde (sternum) birkaç dakika süren göğüs ağrısı, dolgunluk, baskı hissi en önemli belirtidir. Bu şikayetler bazı hastalarda her iki kola, sırta, mideye, boyuna ve hatta çeneye yayılabilir. Öyle ki hasta dişinin ağrıdığını, midesini üşüttüğünü veya kollarının ağrıdığını düşünebilir. Ayrıca nefes darlığı, soğuk terleme ve mide bulantısı kalp hastalığının en önemli belirtileridir. Unutulmamalıdır ki bu belirtilerin bir kalp hastalığı olabileceğinin farkında olmak etrafınızdaki sevdiklerinizin hatta kendinizin hayatını kurtarabilir.

Sıklıkla görülen kalp hastalıkları belirtileri nelerdir? ile ilgili görsel sonucu
Soru: Kimler kalp hastalığı için risk altındadır.Cevap:
   1 - 45 yaşın üzerindeki erkekler ve menopoz sonrasındaki kadınlar (genelde 50 yaşın üzerinde). Ancak her yaşta kadın ve erkekte kalp hastalığı gelişebilir.
   2 - Babanızda ya da erkek kardeşinizde 55 yaşından önce, annenizde ya da kız kardeşinizde 65 yaşından önce kalp hastalığı teşhisi konulmuşsa.
   3 - Şeker hastalığınız (Diabetes Mellitus) varsa.
   4 - Kolesterolünüz yüksekse.
   5 - Yüksek tansiyonunuz varsa
   6 - Sigara içiyorsanız.
   7 - Şişmansanız
   8 - Fiziksel olarak inaktifseniz
   Eğer bu risk faktörlerinden birine sahipseniz mutlaka doktorunuzla görüşüp önerileri doğrultusunda gerekli tedaviyi ve yaşam biçim değişikliğini uygulamanız gerekmektedir. Dikkat edilirse bu 8 risk faktöründen son 6 tanesini  hayat tarzı değişiklikleri ve uygun tedavi ile kontrol edip kalp hastalığı riskini çok başarılı bir şekilde önleyebiliriz.

Sıklıkla görülen kalp hastalıkları belirtileri nelerdir? ile ilgili görsel sonucu
Soru: Yani kalp hastalığı önlenebilir bir hastalık mı?Cevap: Bu soruya büyük oranda evet cevabını verebiliriz. Kalp hastalıkları birçok faktöre bağlıdır ve bu faktörlerin bir araya gelmesiyle hastalık yıllar içerisinde oluşmaktadır. Sadece şişmanlığı önleyerek bu hastalığın gelişimini önemli oranda önleyebilir ya da geciktirebilirsiniz. Unutulmamalıdır ki yaşam tarzı en az hastalığa genetik yatkınlık kadar önemlidir. Şu anki teknoloji ile henüz hastalığın genetik kökenini tedavi edemeyiz ama yaşam tarzımızı değiştirerek uzun ve sağlıklı bir hayat yaşayabiliriz.

Ä°lgili resim
Soru: Yaşam tarzı değişikliğini sıklıkla dile getiriyorsunuz. Yaşam tarzımızı nasıl değiştirebiliriz?Cevap: İnsanlar hızla şişmanlıyor. Çok değil 20 sene öncesinden neredeyse 2 kat fazla obez insan sıklığı mevcut. Bu nüfus artışına paralel bir artış değil. İnsanlar tarih boyunca hiç olmadığı kadar şişmanlar ve her geçen yıl bu sıklık artıyor. Ülkemizde insanların üçte biri obez ve yarısının fazla kilo problemi var. 10 yıl içerisinde şeker hastalığı sıklığı %20’den fazla olacak. Yani her 5 kişiden biri şeker hastası olacak. Unutulmamalıdır ki kalp hastalığı açısından sayılan risk faktörlerinden bazıları kanser açısından da risk faktörüdür. Yani obezseniz hem kalp hastalığı riskiniz hem de kanser olma riskiniz artmaktadır. Bu yüzden ülke çapında obeziteye savaş açılmalı, daha da önemlisi ülke politikası haline getirilmeli ve insanlar daha çocukluktan itibaren bilgilendirilmelidir. Yaşam tarzımızı nasıl değiştirmeliyiz.
   1 - Doktorunuza gidiniz, sorularınızı sormaktan çekinmeyiniz. En önemlisi önerilerine uyunuz. Ben 50 yıldır doktora gitmedim demek sizin çok sağlıklı değil kendinizi ihmal ettiğinizi gösterir.
   2 -  SİGARAYI BIRAKIN.
   3 - Düzenli egzersiz yapın. Mesela günde bir saat yürüyebilir, bisiklete binebilir ya da yüzebilirsiniz.
   4 - Tansiyonunuzu sık sık ölçün ve yüksekse doktorunuzun önerilerini uygulayın.
   5 - Şekerinizi 6 ayda bir kontrol ettirin. Eğer yüksekse diyetinizi ayarlayın ve doktorunuzun önerileri doğrultusunda  şekerinizi kontrol altına alın.
   6 - Kolesterolunuzu 6 ayda bir ölçtürün, eğer yüksekse doktorunuzun önerilerine uyun.
   7 - Kilonuzu kontrol altına alın.
   8 - Stresten uzak durun.

Sıklıkla görülen kalp hastalıkları belirtileri nelerdir? ile ilgili görsel sonucu
Soru: Kalp hastalıklarının tedavi seçenekleri nelerdir?Cevap: Koroner kalp hastalığı tanısı konulduktan sonra hastalığın 3 tedavi seçeneği bulunmaktadır. Son 20 yılda elimizde çok güçlü ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçlar hem hastalığı önlemede hem de tedavide kullanılmaktadır. Ancak genellikle ilaç tedavisi ancak hastalık erken teşhis konulursa uygun olmaktadır. Stent tedavisi tıkalı olan kalp damarının kasıktan ya da koldan bir tel aracılığıyla açılması işlemidir. Uygun hastalarda uygulandığında çok başarılı sonuçlar vermektedir. Hasta aynı gün ayağa kalkmaktadır ve birkaç gün içerisinde işine başlayabilmektedir. Stent tedavisinin dezavantajları birden çok damarda tıkanıklık olduğunda ve tıkalı lezyon uzun olduğunda tedavinin başarı şansı düşmektedir. Ameliyat özellikle birden fazla damarın tıkalı olduğu, tıkanıklığın uzun olduğu ve kalp kasının fonksiyonlarının bozulduğu durumlarda en başarılı seçenektir. Ancak unutulmamalıdır ki en uygun tedavi bireysel olarak doktorunuzun size uygulayacağı tedavidir.


Soru: Koroner baypas operasyonu nedir? Cevap: Koroner baypas operasyonu tıkalı olan koroner damarın ötesine yeni damar ekleme işlemidir. Yeni eklenecek damarlar vücutta yedeği olan damarlardır ve bu damarların kullanılması bir problem oluşturmaz. Kalbin ön yüzündeki en önemli damara (bu damara doktorlar kısaca LAD der) vücuttaki en kaliteli damar (bu damara da doktorlar kısaca LİMA der) eklenir. Diğer tıkalı olan damarlara bacaktan ve koldan alınan (bu damarların yedekleri vardır) damarlar eklenir. Operasyondan önce tüm vücut sistemlerini kontrol eden geniş bir tarama işlemi yapılır. Bu tetkikler o kadar ayrıntılıdır ki o zamana kadar belirti vermemiş bir hastalığı (örneğin ilk evre akciğer kanserini) anlayacak kadar hassastır. Bu aşamada eğer bir problem tespit edilirse mümkünse operasyondan önce tedavi edilir, edilemiyorsa operasyon sırasında bu durum için önlem alınır. İşlem hemen her zaman genel anestezi ile uygulanır. Ameliyat hastanın durumuna ve yapılacak baypas sayısına göre ortalama 3 ile 5 saat sürer. Ameliyatın kalp akciğer makinesinde mi çalışan kalpte mi yapılacağı hastanın durumuna bağlıdır ve doktor tarafından karar verilir. Genellikle kliniğimizde hastalar ameliyattan 4 saat sonra uyandırılır ve 6 saat sonra yürütülür. Bir problem yoksa 24 saat sonra dren tüpleri çekilerek servise alınır. Ortalama 5 gün sonra genelde hastalar evlerine taburcu olabilir. Taburculuktan bir hafta sonra kontrolü yapılarak ilaç tedavisi düzenlenir. Hastalar bir ay sonra işlerine başlayabilir, araba sürebilir cinsel aktivitede bulunabilir. Genellikle iyileşme sürecini iman kemiğinin iyileşme süreci belirler. Ortalama bir ayda kemik büyük oranda iyileşirken 3 ay sonra iyileşme süreci tamamlanır ve ameliyat öncesinde ne yapabiliyorsa bu süreçten sonra da yapabilir. Bütün bu süreç boyunca güçlü ağrı kesici ilaçlar kullanıldığı için sanılanın aksine ağrı hissi genellikle olmaz.


Soru: Operasyon sonrasında ne yapmam gerekiyor?Cevap: Eve taburcu olduktan sonra günlük ihtiyaçlarınızı kendi kendiniz karşılayabilir yürüyebilir ve merdiven çıkabilirsiniz. Genellikle doktorunuz size 4 grup ilaç verir. Bunlar beta bloker, ACE inhibitörü, aspirin ve kolesterol düşürücü bir ilaçtır. Duruma göre doktorunuz ikinci bir kan sulandırıcı ilaç veya kalsiyum kanalı inhibitörü denilen bir ilaç kullanabilir. Genelde bir problem yoksa taburculuktan sonra 1. hafta, 1. ay, 3. ay ve sonrasında 6 ayda bir olmak üzere kontroller yapılır. Kontroller kalp cerrahı, kardiyolog, dahiliye uzmanı ve göğüs hastalıkları uzmanı gibi geniş bir ekip tarafından eksiksiz bir şekilde yapılır. Hastanın uyumu uzun ve sağlıklı bir hayat için çok önemlidir.
Yaşamaya devam etmemiz için en önemli organımız olan kalbimiz, hastalandığında artık görevini tam olarak yerine getiremediği veya yerine getirirken çok zorlandığı için bazı belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler ise doktorların tanıyı koymasını sağlar. Çünkü her bir belirti kalbimizin hangi sıkıntı içinde olduğunu gösteren bir ipucudur ve tanı koyulmasından önce bu belirtilerin hepsini doktorumuza söylememiz gerekir. Sizde eğer aşağı da belirteceğimiz belirtilerin bir veya birkaçına sahipseniz kalp hastası olabilirsiniz. Eğer öyle bir şey varsa hemen doktorunuza görünmelisiniz.

Sıklıkla görülen kalp hastalıkları belirtileri nelerdir?
Göğüs ağrısı: Genellikle bütün kalp hastalıkların ilk belirtisidir ve göğüste baskı, yanma şeklinde hissedilir. Mide ağrısıyla karıştırılabilir bu yüzden mutlaka doktor tanısı gerektirir.
Çarpıntı: Kişinin kalbinin attığını rahatsız edici bir şekilde hissetmesidir, sessiz alanlar da bu hisse kalbin attığını duyuyor gibi olmakta bu belirtiye eklenebilir. Genellikle yüksek tansiyon, kalp ritim bozukluğu hastalıklarının belirtisidir.
Yorgunluk: Kalbin eski gücünde atamaması sonucu doku ve organlarımız yeterince beslenemediği yüzünden görülür. Her kalp hastalığında daima görülen bir belirtidir.
Nefes darlığı: Kalp yetmezliğinde en çok görülen belirtidir. Kalp hastalıklarında görülen nefes darlığının solunum hastalıklarında görülen nefes darlığından farkı; kalp hastalıklarında nefes darlığı yorulmayla ve hareketle başlar ve de dinlendikçe azalır. Solunum hastalıklarında görülen nefes darlığı ise sürekli devam etmektedir.
Diğer belirtiler: Kalp hastalıklarında diğer sık görülen belirtiler; ödem, bayılma ve parmak uçlarında görülen solukluktur.
Eğer bu belirtilerden sizde de varsa hemen üzülüp umutsuzluğa düşmemelisiniz. Çünkü bu strese sebep olacağından daha da hasta olmanıza sebep olabilir. Gelişen ilaç bilimi ve de tıp sayesinde artık neredeyse tedavisi olmayan bir kalp hastalığı kalmamıştır. Sizin yapmanız gereken tek şey bir doktora görünmek.

Geçmişten Günümüze Kadın'ın Toplumdaki Yeri ve Yaşadığı Zorluklar

Geçmişten günümüze Kadın'ın toplumdaki yeri  ve Zorlukları Kadın olmak kimine göre bir ayrıcalıktır, kimine göre de şanssızlıktır...